<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hediyeler.org &#187; sağlıklı yaşam</title>
	<atom:link href="http://www.hediyeler.org/etiketler/saglikli-yasam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hediyeler.org</link>
	<description>çiçekler, Çocuk, Dantel, Dekoratif, Eski eşyalar, Fimo hamuru, ilginç, Keçe, Kendin yap, Örgü, Origami, Oyuncak, Takı, Tülbent Oyaları, Tülbent örnekleri, duvar süsü, bayan,kadın,şal,kazak,cinsel,evlilik,Hediye kutusu, Örgüden çiçek, broş, Pul oyaları, cd oyası, pul oyası, Oyalar, peçete kenarı, Örgüden lif, Şapka, Örgü şapka modeli, beyzbol topu, ilginç tasarımlar, Not defteri, eski disketler, seccade, kazak, şapka,çorap,bebek bakımı,maranki,dr ahmet maranki,ahmet maranki,doktor,kilo verme,zayıflama,rejim,egzersiz,etek,modeller,moda,yaz,güneş,kırlent,makyaj,ruj,oje,gelinlik,pratik,saç bakımı,annelik,bakım,güzellik,hamilelik,gebelik,keçe,bikini,mayo,oyuncak,sağlık,beslenme,poratakal,elma,şifalı bitkiler,bitki,küpe,kolye,bilezik,ceket,</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 18:16:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Haraketli çocuklar daha çabuk uyuyor</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/haraketli-cocuklar-daha-cabuk-uyuyor/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/haraketli-cocuklar-daha-cabuk-uyuyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 07:49:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Annelik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[anne olmak]]></category>
		<category><![CDATA[baba olmak]]></category>
		<category><![CDATA[bebek bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk büyütmek]]></category>
		<category><![CDATA[haraketli çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl uyuturum]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=4004</guid>
		<description><![CDATA[Auckland ve Melbourne Üniversitesi&#8217;nden araştırmacıların 7 yaşındaki 519 çocuğu incelediği araştırmada, bilim adamları hareketsiz geçen her saatin çocuğun uykuya dalma süresini 3 dakika uzattığını vurguladı. İyi uyuyamayan çocuğun okulda daha fazla güçlük çektiğini belirten araştırmacılar, bu çocukların aşırı kilolu olma riskinin de daha fazla olduğunu kaydettiler. Çocukların ortalama 26 dakikada uykuya daldığını belirten uzmanlar, hareketli [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/05/bebek-uyku.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2934" title="bebek-uyku" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/05/bebek-uyku.jpg" alt="bebek-uyku" width="226" height="308" /></a></p>
<p>Auckland ve Melbourne Üniversitesi&#8217;nden araştırmacıların 7 yaşındaki 519 çocuğu incelediği araştırmada, bilim adamları hareketsiz geçen her saatin çocuğun uykuya dalma süresini 3 dakika uzattığını vurguladı. İyi uyuyamayan çocuğun okulda daha fazla güçlük çektiğini belirten araştırmacılar, bu çocukların aşırı kilolu olma riskinin de daha fazla olduğunu kaydettiler.</p>
<p>Çocukların ortalama 26 dakikada uykuya daldığını belirten uzmanlar, hareketli çocukların ise daha çabuk uykuya daldıklarını söylediler. Kısa sürede uykuya dalan çocukların aynı zamanda daha uzun süre uyuduğu açıklanan çalışmada, az uyuyan çocuklarda obezite ve daha düşük zihinsel performans görüldüğü vurgulanıyor.<span id="more-4004"></span></p>
<p>&#8220;Archives of Disease in Childhood&#8221; dergisinde yayınlanan çalışmada, hareketin yalnızca kilo kontrolünü sağlamak ve kalp damar sağlığı için değil uyku için de önemli olduğu ifade edildi.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/haraketli-cocuklar-daha-cabuk-uyuyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mehmet Öz ile daha sağlıklı bir yaşam önerileri</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/mehmet-oz-ile-daha-saglikli-bir-yasam-onerileri/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/mehmet-oz-ile-daha-saglikli-bir-yasam-onerileri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2009 08:12:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[erken yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[genç kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kalp uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet öz]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü türk doktorlar]]></category>
		<category><![CDATA[zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3430</guid>
		<description><![CDATA[Dünyaca ünlü kalp uzmanı olan Mehmet Öz &#8216; ün bu önerilerine kulak vermemiz gerekiyor. Daha uzun yaşama noktasında biyolojik saati yavaşlatmanın önemine değinen Mehmet Öz bunun için yapmamız gerekenleri ayrıntılarıyla anlatıyor. Mehmet Öz biz Türklerin daha uzun yaşamamız için öncelikle yapmamız gerekenin geleneksel beslenme tarzımızı değiştirerek daha sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazanmamız gerektiğini vurguluyor. En [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/mehmet-oz.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3431" title="mehmet oz" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/mehmet-oz.jpg" alt="mehmet oz" width="300" height="200" /></a></p>
<p>Dünyaca ünlü kalp uzmanı olan Mehmet Öz &#8216; ün bu önerilerine kulak vermemiz gerekiyor. Daha uzun yaşama noktasında biyolojik saati yavaşlatmanın önemine değinen Mehmet Öz bunun için yapmamız gerekenleri ayrıntılarıyla anlatıyor.<br />
Mehmet Öz biz Türklerin daha uzun yaşamamız için öncelikle yapmamız gerekenin geleneksel beslenme tarzımızı değiştirerek daha sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazanmamız gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>En güzel beslenme tarzı olarak akdeniz sofrası burada önem kazanıyor.Eğer yenilebilir besin topraktan çıktığı haliyle görünmüyorsa, risk alıyorsunuz demektir diyen Öz çok az yenilebilir beyaz besinin toprakta yetiştiğini ifade ediyor. Bu yüzden beyazsa yemeyin diye de ekliyor.Bitkisel besinden zengin çilek, kiraz türü meyvelerle, turp cinsi sebzelerle ve soya fasulyeleriyle beslenmenin önemi burada yine ortaya çıkıyor.<br />
<span id="more-3430"></span><br />
Sofralarımızdan uzak tutmamız gerekenlere örnek verecek olursak mesela margarin. Doymuş yağlı margarinden yapılan yağlı yemek yendiği için damarlara gelen kötü kolesterol ise, damarın duvarını tamir edemiyor. onun için margarinden uzak durmak gerekiyor.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/mehmet-oz-ile-daha-saglikli-bir-yasam-onerileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>3 kadından biri osteoporoz hastası</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/3-kadindan-biri-osteoporoz-hastasi/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/3-kadindan-biri-osteoporoz-hastasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 07:13:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayan olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[erken yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[genç kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl korunulur]]></category>
		<category><![CDATA[osteoporoz]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3504</guid>
		<description><![CDATA[Tetra Pak A.Ş. desteği ile Sağlık Bakanlığı, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği ve Hacettepe Üniversitesi işbirliği ile başlatılan kampanyada, Türkiye’de osteoporoz hastalığı hakkında halkın bilinçlendirilmesini ve bu hastalığın oluşumunun önüne geçilmesini amaçlanıyor… 11 ildeki sağlık ocaklarında, sağlık personeli tarafından yürütülen kampanya ile Türkiye genelinde 2,5 milyon kişiye ulaşılması hedefleniyor. Proje ile hedef, Türkiye’de osteoporoz (kemik [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/07/kadın1.jpg"><img class="size-full wp-image-3505 aligncenter" title="kadın" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/07/kadın1.jpg" alt="kadın" width="232" height="200" /></a></p>
<p>Tetra Pak A.Ş. desteği ile Sağlık Bakanlığı, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği ve Hacettepe Üniversitesi işbirliği ile başlatılan kampanyada, Türkiye’de osteoporoz hastalığı hakkında halkın bilinçlendirilmesini ve bu hastalığın oluşumunun önüne geçilmesini amaçlanıyor…</p>
<p>11 ildeki sağlık ocaklarında, sağlık personeli tarafından yürütülen kampanya ile Türkiye genelinde 2,5 milyon kişiye ulaşılması hedefleniyor.</p>
<p>Proje ile hedef, Türkiye’de osteoporoz (kemik erimesi) hastalığının önlenmesi… Çünkü 8 milyon civarında osteoporoz hastasının bulunduğu Türkiye’de her 3 kadından ve her 5 erkekten 1’i osteoporoz hastası.<span id="more-3504"></span></p>
<p><strong>8 milyonun üstünde osteoporoz hastası var</strong></p>
<p>Osteoporozun, kadınlarda 40’lı yaşlardan sonra özellikle, menopoz döneminde ve 40 yaşından sonra da erkeklerde görüldüğü noktasının altını çizen Hacettepe Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Miyase Bayraktar, Türkiye’deki osteoporoz hasta sayısının 8 ila 10 milyon arasında olduğunu ifade ediyor.</p>
<p>Ortalama her 3 kadından 1’inde bu hastalığın görülebildiğine dikkat çeken Prof. Bayraktar, konuya ilişkin açıklamasını ise şöyle sürdürdü:</p>
<p><strong>Yaşam kalitesini etkiliyor</strong></p>
<p>“Osteoporoz öncelikle yaşam kalitenizi etkiliyor. Başlayan ağrılar, değişen vücut biçimi, hareket darlığı ve yaşanan kırıklar sizi bağımlı ve yalnız yaşayamaz hale getirebiliyor. Yapılan bir modelleme çalışmasında 50 yaşında bir kadının hayat boyu kalçasını kırma riskinin yüzde 17 olduğunu gösteriyor. Kalçasını kıran kadınların 1/4’ ü bir daha hiç ayağa kalkamıyor. Başlattığımız kampanya ile biz bu olumsuzlukların önüne geçmeyi hedefliyoruz.”</p>
<p><strong>Sağlıklı beslenme önemli</strong></p>
<p>Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tanju Besler ise konuya ilişkin açıklamasında şu konulara değindi: “Bu hastalığın görülme yaşı sizi yanıltmasın. Hastalığın başlangıcı çocukluk döneminden itibaren aldığınız başta kalsiyum miktarı ve sağlıklı beslenme ile ilişkili</p>
<p>Bu durumda, içerdiği kalsiyumun tamamına yakını vücut tarafından kullanılabilen ve dolayısıyla en iyi kalsiyum kaynağı olan ayrıca, kemik sağlığı açısından çok önemli olan bir çok besini içeren sağlıklı süt ve süt ürünleri osteoporozun önlenmesinde büyük önem taşıyor.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/3-kadindan-biri-osteoporoz-hastasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınların yaygın sorunu Endometriosis ve tedavisi</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/kadinlarin-yaygin-sorunu-endometriosis-ve-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/kadinlarin-yaygin-sorunu-endometriosis-ve-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 06:47:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayan olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Adet öncesinde karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[ağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılı adet]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılı cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[Endometriosis]]></category>
		<category><![CDATA[erken yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[genç kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl tedavi edilir]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sırt ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[sperm]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtalık]]></category>
		<category><![CDATA[zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3501</guid>
		<description><![CDATA[Endometriozis, normal olarak rahim iç boşluğunda olması gereken dokuların vücudun başka yerlerine taşınarak oralarda yerleşmesi sonucu ortaya çıkan bir problemdir. Bu doku karın içindeki organlarda ( yumurtalık, rahim kanalı , karın iç zarı, bağırsaklar, idrar kesesi) bulunabildiği gibi karın dışında da ulunabilir. Adet zamanında rahim iç zarında meydana gelen kanama ile beraber bu endometriosis odaklarının [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/07/kadın.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3502" title="kadın" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/07/kadın.jpg" alt="kadın" width="227" height="272" /></a></p>
<p>Endometriozis, normal olarak rahim iç boşluğunda olması gereken dokuların vücudun başka yerlerine taşınarak oralarda yerleşmesi sonucu ortaya çıkan bir problemdir. Bu doku karın içindeki organlarda ( yumurtalık, rahim kanalı , karın iç zarı, bağırsaklar, idrar kesesi) bulunabildiği gibi karın dışında da ulunabilir.</p>
<p>Adet zamanında rahim iç zarında meydana gelen kanama ile beraber bu endometriosis odaklarının bulunduğu bölgelerde de kanama benzeri belirtiler olur ve birçok şikayetlere neden olur. En sık rastlanan şikayet ağrılı adet görmedir. Endometriozis en yaygın olarak karın boşluğunda oluşmaktadır.</p>
<p>Rahim dışında biriken dokular, ileri dönemlerde sürekli kasık ağrısı ve kısırlık gibi bazı problemlere neden olabilir.</p>
<p>Endometriozisin kesin nedeni halen bilinmemektedir. Bu konuda en yaygın kabul gören teori, adet kanamaları sırasında rahim içindeki dokuların kadının tüplerinden geçerek karın boşluğuna yerleşmesi ve burada gelişimini sürdürmesidir. Bağışıklık sisteminin de buna izin verecek şekilde normalden farklılık gösterdiği düşünülmektedir.<br />
<span id="more-3501"></span><br />
Endometrioziste kalıtsal yatkınlığın önemli bir faktör olduğu düşünüldüğünden, annede ya da başka bir akrabada endometriozis olması endometriosis olasılığını artıracaktır.</p>
<p>Kadının yumurtalıklarında endometriosis oluşması durumunda bazen kistler (çukulata kistleri) oluşabilir ve bunlar eğer çok büyürlerse ciddi problemlere yol açabilirler. Çukulata kistleri her zaman kesin olmamakla birlikte ultrasonografi ile görülebilir. Kesin tanı ise yalnızca laparoskopi işlemi ya da açık ameliyatla konulabilir.</p>
<p>Laparoskopi, hastalığa tanı konulmasında yararlı bir işlem olup, ayrıca hastalığın ciddiyetine ilişkin fikir de vermektedir. Bu işlem ayrıca, doktorun sizin için en iyi tedavi planını hazırlamasında da yardımcı olacaktır. Tanı konulurken eş zamanlı olarak endometriosis odaklarının cerrahi tedavisi de uygulanabilir.</p>
<p><strong>Endometriozisin yaygın belirtileri şunlardır:</strong></p>
<p>* Ağrılı adet<br />
* Ağrılı cinsel ilişki<br />
* Adet öncesinde karın ağrısı<br />
* Sırt ağrısı<br />
* Büyük tuvalette ağrı olması.</p>
<p>Bu belirtilerin tümünün başka nedenleri olabilir. Hastalığın başka belirtileri görülmemesine karşın, hamile kalmakta güçlük çeken bazı kadınlarda endometriozise sıkça rastlanmaktadır.</p>
<p><strong>Endometriozis doğurganlığı nasıl etkiler?</strong></p>
<p>Hamile kalmakta güçlük çeken kadınlarda endometriozis hastalığı görülme olasılığı artmaktadır. Bu kadınların bir kısmında, özellikle de ileri evre endometriosis hastalığı olanlarda, endometriozisin neden olduğu tahribat Fallop tüplerinde (rahim kanalları) tıkanıklığa yol açmaktadır.</p>
<p>Ancak, çoğu kadında endometriozisin doğurganlığı etkileme nedenleri henüz tam olarak bilinmemektedir. Bu konudaki diğer teoriler şunlardır. <strong>Endometriozis:</strong></p>
<p>* Yumurtalıklar içinde oluşarak yumurtlama gelişimini etkilemekte ve yumurtlama bozmaktadır.<br />
* Spermleri öldüren toksinler üretmektedir.<br />
* Embriyonun rahim içersine tutunmasını engellemektedir.<br />
* Embriyo üzerine toksik etkilidir</p>
<p>Endometriosisin sebep olduğu kanal tıkanıklığı bazen tam bir tıkanıklık olmayıp sperm geçişine izin verebilir.. ancak kısmen tahrip olan kanallarda embriyolar takılarak dış gebelik de ortaya çıkabilir.</p>
<p>E<strong>ndometriosisin tedavisi</strong></p>
<p>Uygulanan tedavilerin temelde amacı ağrıyı gidermek ve kısırlığı ortadan kaldırıp gebe kalmayı sağlamaktır. Bu amaçla değişik tıbbi ve cerrahi tedaviler uygulanabilir. Tıbbi tedaviler ağrı kesmenin dışında, endometriozisin östrojene (kadınlık hormonuna) bağımlı bir hastalık olması prensibine dayanır.</p>
<p>Hamilelik ve menopoz endometriozis oluşumunu engelleyen iki doğal durumdur. Hormonal tedavilerde amaç aslında bu iki doğal durumu taklit etmektir. Her iki durumda da rahim iç zarı (endometrium) üzerindeki östrojen etkisi ortadan kalkacağından yanlış yerde yerleşmiş olan endometrial dokunun da baskılanması beklenir. Elbette öncelikle tıbbi tedavilerle sorunlar giderilmeye çalışılmalı ancak eğer büyük çikolata kistleri ya da tıbbi tedaviyle giderilemeyen ağrı gibi sorunlar varsa cerrahi tedavi düşünülmelidir.</p>
<p><strong>Medikal (tıbbi) tedavi</strong></p>
<p>* Hafif ağrı kesiciler (paracetamol ve steroid olmayan değişik ağrı kesiciler v.b.)<br />
* Hormon tedavileri (doğum kontrol hapları v.b.)</p>
<p><strong>Hormon tedavileri</strong></p>
<p>Hormon tedavileri, normal adet dönemini engelleyerek, endometriozis oluşumunu durdurmak ya da yavaşlatmak amacıyla uygulanmaktadır. Bunu gerçekleştirmenin en basit yöntemi “doğum kontrol hapları” kullanmaktır. Ayrıca, endometriozisten kaynaklanan ağrının azaltılmasında etkili olduğu saptanan diğer hormon tedavileri de mevcuttur.<br />
Son yıllarda oldukça etkili olan ancak kişiyi geçici olarak menopoza sokarak yumurtalıkları ve dolayısıyla da endometriozis hastalığını baskılayan analog adı verilen aylık ya da 3 aylık depo iğneler mevcuttur. Ağrının giderilmesinde oldukça etkili olduğu bilinen bu ilaçların 6 aydan daha fazla kullanımı sakıncalı olduğundan bu süreden daha fazla kullanılması gerekiyorsa mutlaka ek bazı önlemlerin alınması özellikle kemikleri korumak amacıyla gerekmektedir.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki tıbbi tedavilerin hiçbiri kişinin gebe kalma şansını arttırıcı etkiye sahip değildir. Hatta depo iğnelerin kullanıldığı dönemde kişi menopoza girdiğinden zaten gebe kalması hatta adet görmesi olası değildir.</p>
<p>Bazı kadınlarda hormon tedavileri bazı yan etkilere de neden olabilmektedir. Ancak bu yan etkiler genellikle baş edilebilir türdendir.</p>
<p><strong>Cerrahi Tedavi</strong></p>
<p>Hastalığın ciddiyeti, kadının kısırlık öyküsü, gebe kalma isteği, yaşı, cerrahi tedavinin biçimini belirler. Maalesef kadının rahminin bile çıkarılması % 30 hastada ağrının kalkmasını sağlayamaz. Genellikle ilk cerrahi oldukça etkilidir, tekrarlayan girişimler bu konuda daha az etkilidirler. Laparoskopi ile gerçekleştirilen en sık cerrahi işlemler yumurtalık-tüp-rahmi çevreleyen yapışıklıkların kesilmesi, endometriotik odaklar ve yumurtalıktaki çukulata kistlerinin çıkarılması, yakılması, ya da lazer ile yok edilmesidir.<br />
Rahme giden sinirin yakılması ve kesilmesi (LUNA), ağrıyı gidermede belli bir oranda faydalıdır.</p>
<p>Yumurtalıktaki endometriomalar mutlaka bu konuda deneyimli ve dikkatli bir cerrah tarafından zarıyla soyularak çıkartılmalıdır. Çocuk sahibi olmak amacıyla bize başvuran ve daha önce endometriosis-çukulata kisti operasyonu geçirmiş bayanlarda gebelik şansı tüp bebek tedavisiyle bile çok yüksek olmamaktadır. Bu bayanlarda önceki operasyon ya da operasyonlarda uygulanan tekniğin yumurtalık rezervine zarar verdiğini sıkça görmekteyiz.</p>
<p>Dolayısıyla bu konu gebelik açısından çok önem arz etmektedir. Eğer çapı 3-4 cm’den daha küçük çukulata kistleri varsa belki de bunlara hiç dokunmadan aşılama ya da tüp bebek tedavisine kişinin alınması gebelik şansını arttırabilir. Bu konuda diğer yumurtalığın, hastanın yaşının ve diğer bazı faktörlerin cerrah tarafından iyi değerlendirilmesi gerekir.</p>
<p>Endometriosis tedavisinde en önemli konu çocuk arzusunun olup olmadığıdır..!</p>
<p>Eğer gebelik arzu ediliyorsa medikal ve cerrahi tedavileri bir yana bırakıp doğrudan gebeliğe yönelik tedavilere girişmek en akılcı olandır. Çünkü medikal (tıbbi) ve de cerrahi tedavilerin gebelik şansını arttırdığı tam olarak kanıtlanmamıştır..</p>
<p>Dolayısıyla eğer yumurtalıklarda gebe kalma tedavilerini zora sokacak büyüklükte bir çukulata kisti yok ise ve kanalların da açık olduğu biliniyorsa aşılama ile bir an önce çocuk (kısırlık) tedavisine girişmek gerekir.</p>
<p>Eğer bahsi geçen bir çikulata kisti varsa hekiminiz öncelikle bunun çıkarılıp çıkarılmaması gerektiğini sizinle tartışacaktır.</p>
<p>Cerrahi tedaviyi takiben kendiliğinden gebelik oluşmaz ise yumurtlamanın uyarılması ve rahim içine sperm aşılanmasıyla bu şans arttırılabilir. Ancak ileri düzey endometriosiste ve kadının yaşının 35 ve yukarısında olduğu ya da infertilite sebebi olabilecek sperm problemi gibi ek bazı faktörlerin varlığında doğrudan tüp bebek tedavisine başvurmakta gecikilmemelidir.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/kadinlarin-yaygin-sorunu-endometriosis-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mehmet Öz’den Geç Yaşlanmanın sırları</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/mehmet-oz%e2%80%99den-gec-yaslanmanin-sirlari/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/mehmet-oz%e2%80%99den-gec-yaslanmanin-sirlari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 06:22:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[beyine]]></category>
		<category><![CDATA[Beyninizi]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[damarlardaki]]></category>
		<category><![CDATA[dengenizin]]></category>
		<category><![CDATA[dozaj]]></category>
		<category><![CDATA[Egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[egzersizlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[erken yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[esneme]]></category>
		<category><![CDATA[geç yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[genç kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet öz]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü doktorlar]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[vücuttaki]]></category>
		<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<category><![CDATA[zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3448</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle erkekler için yılda 100 kez seks yapmak çok yararlı. Yeşil çayın içeriğinde bulunan polifenol, vücuttaki özgür radikalleri çalıştırarak damarlardaki trafiği arttırır ve hastalıklarla mücadeleye yardımcı olur. Günlük 500 ml içilecek yeşil çayın kalp ve damar hastalıklarını yüzde 26 oranında azaltıldığı yeni bir çalışmada belirlendi. Tabii ki yeşil çayın dozajı arttırıldıkça korunma oranı da artar. [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/mehmet-oz.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3431" title="mehmet oz" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/mehmet-oz.jpg" alt="mehmet oz" width="300" height="200" /></a></p>
<p>Özellikle erkekler için yılda 100 kez seks yapmak çok yararlı.</p>
<p>Yeşil çayın içeriğinde bulunan polifenol, vücuttaki özgür radikalleri çalıştırarak damarlardaki trafiği arttırır ve hastalıklarla mücadeleye yardımcı olur. Günlük 500 ml içilecek yeşil çayın kalp ve damar hastalıklarını yüzde 26 oranında azaltıldığı yeni bir çalışmada belirlendi. Tabii ki yeşil çayın dozajı arttırıldıkça korunma oranı da artar. Hem erkekler hem de kadınlara koruma oluştursa da, son çalışmanın ışığında bu korumanın kadınlar üzerindeki oranının çok daha fazla olduğu belirtiliyor.<span id="more-3448"></span></p>
<p>Yoga yapmak sizin için sağlıklı bir alternatif yol olabilir. Yapılan bir araştırmada yoga egzersizlerinin LDL seviyesini bir yıl içinde yüzde 26’ya kadar düşürebildiği belirlenmiş. ( Yoga egzersizi, duruş ve esneme hareketlerinden oluşur. )</p>
<p>Beyninizi genç tutun!<br />
Tek ayak üzerinde durup gözlerinizi kapatın. Dengenizi kaybetmeden duracağınız her an sizin daha genç bir beyine sahip olduğunuzu kanıtlar. Eğer 45 yaş ve üzeriyseniz, 15 saniyelik bir süre gayet iyidir. Yanınızda duran birine süreyi ölçtürün ve dengenizin bittiği an konusunda tam sonuç elde edin.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/mehmet-oz%e2%80%99den-gec-yaslanmanin-sirlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mehmet Öz&#8217;den Gençlik İksiri</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/mehmet-ozden-genclik-iksiri/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/mehmet-ozden-genclik-iksiri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 08:10:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[beyine]]></category>
		<category><![CDATA[Beyninizi]]></category>
		<category><![CDATA[bitkilerin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[çaylar]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[damarlardaki]]></category>
		<category><![CDATA[dengenizin]]></category>
		<category><![CDATA[dozaj]]></category>
		<category><![CDATA[Egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[egzersizlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[erken yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[esneme]]></category>
		<category><![CDATA[geç yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[genç kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik iksiri]]></category>
		<category><![CDATA[hangi bitki]]></category>
		<category><![CDATA[hangi hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hangi ot]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[içme]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[kaynatma]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[maranki]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet öz]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[neye yarar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü doktorlar]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[vücuttaki]]></category>
		<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<category><![CDATA[zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3450</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle son zamanlarda gerek televizyon kanallarında gerekse gazetelerde bu isme sıkca rastlıyoruz.Daha kaliteli ve uzun bir hayat için neler yapmamız gerektiğini anlatan Mehmet Öz özellikle de gençlik iksiriyle tanınıyor. Peki Mehmet Öz tarafından duyurulan bu iksir ne ve nasıl uygulanıyor ? Gençlik ve uzun ömür iksiri aslında vücudumuzun toksinlerden arınması, daha zinde ve enerjik olmasını [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/04/cilt-bakimi.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2814" title="cilt-bakimi" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/04/cilt-bakimi.jpg" alt="cilt-bakimi" width="338" height="197" /></a></p>
<p>Özellikle son zamanlarda gerek televizyon kanallarında gerekse gazetelerde bu isme sıkca rastlıyoruz.Daha kaliteli ve uzun bir hayat için neler yapmamız gerektiğini anlatan Mehmet Öz özellikle de gençlik iksiriyle tanınıyor.</p>
<p><strong>Peki Mehmet Öz tarafından duyurulan bu iksir ne ve nasıl uygulanıyor ?</strong></p>
<p>Gençlik ve uzun ömür iksiri aslında vücudumuzun toksinlerden arınması, daha zinde ve enerjik olmasını sağlayan bir içecek. Bunu hazırlamak için gerekenler ;1 demet maydanoz, 1/2 demet nane, 1/2 demet ıspanak, 2 salatalık, 1 limon suyu, 1 tane kereviz, 1 orta boy zencefil, 2 elma, bir tutam ıhlamur.<br />
<span id="more-3450"></span><br />
Bu malzemeler meyve sıkacağı ile sıkıldıktan sonra içilmeye hazır hale geliyor. Ancak isteğe göre bal veya limonla tatlandırılıp içilebilir. Gün içinde bir kaç bardak tüketilmesi öneriliyor.Bu noktada ünlü bitki ve güzellik uzmanı Suna Dumankaya’nın saç dökülmesi ve tırnakların beslenmesi için bir de önerisi var.Suna Dumankaya bu karışımın içine 1 tatlı kaşığı ekmek mayasının da atılabileceğini kaydediyor.</p>
<p>Mehmet Öz tarafından tanıtılan bu iksirin yararlarını Suna Dumankaya da destekliyor.Dumankaya 1 hafta boyunca 1’er bardak sabah ve akşam içer ve o hafta hiç et yemezsek vücudumuzun temizlendiğini hissedeceğimizi ifade ediyor. İçinde A, B ve C vitaminleri olan bu içecek toksit maddelerden arındırarak kendimizi daha dinç ve enerjik hissetmemizi sağlıyor.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/mehmet-ozden-genclik-iksiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek topuklar selülite sebep oluyor</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/yuksek-topuklar-selulite-sebep-oluyor/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/yuksek-topuklar-selulite-sebep-oluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 08:59:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayan olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Menderes]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat edilmesi gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[düğün]]></category>
		<category><![CDATA[giyim kuşam]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hormonu]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kalça]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl engellerim]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl kurtulurum]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Neslihan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[selülit]]></category>
		<category><![CDATA[selülit sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[topuklu]]></category>
		<category><![CDATA[topuklu ayakkabı]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[vücudun]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek topuklu ayakkabılar]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3460</guid>
		<description><![CDATA[Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermotoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Şendur,&#8221;Yüksek topuklu ayakkabılar, sıkı pantolon ve çamaşırlar selülit oluşumunu tetikliyor&#8221; dedi. Şendur, kan dolaşımının azalmasıyla vücudun belirli bölgelerinde yağ dokusunun birikmesi sonucu selülitin oluştuğunu belirterek, selülitin bir hastalık olmadığını, uylukların dış ve arka tarafında, kalça ve kolların üst kısımında portakal kabuğu [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/yüksek-topuk.jpg"><img class="size-full wp-image-3461 aligncenter" title="yüksek topuk" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/yüksek-topuk.jpg" alt="yüksek topuk" width="320" height="320" /></a></p>
<p>Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermotoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Şendur,&#8221;Yüksek topuklu ayakkabılar, sıkı pantolon ve çamaşırlar selülit oluşumunu tetikliyor&#8221; dedi.</p>
<p>Şendur, kan dolaşımının azalmasıyla vücudun belirli bölgelerinde yağ dokusunun birikmesi sonucu selülitin oluştuğunu belirterek, selülitin bir hastalık olmadığını, uylukların dış ve arka tarafında, kalça ve kolların üst kısımında portakal kabuğu şeklinde oluşan kozmetik bir bozukluk olduğunu söyledi.</p>
<p>Selülitin tüm kadın ırklarının yaklaşık yüzde 85-90’ında görüldüğünü kaydeden Şendur,&#8221;Toplumda selülitin sadece şişmanlarda ve kadınlarda oluştuğu şeklinde yanlış bir kanı var. Androjen hormonu (erkeklik hormonu) eksik olduğu zaman erkeklerde de selülit görülebilir. Genetik faktörler, yanlış beslenme, alkol ve sigara kullanımı selülitin oluşmasına neden olurken, yüksek topuklu ayakkabılar, sıkı pantolon ve çamaşırlar selülit oluşumunu tetikliyor&#8221; diye konuştu.<br />
<span id="more-3460"></span><br />
Çok ilerlemiş selülit vakalarının tedavisinde olağanüstü sonuçlar beklenilmemesi gerektiğinin altını çizen Şendur, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Selülit tedavisinde mezoterapi uygulamaları ve çeşitli masajlar başta olmak üzere birçok yöntem kullanıyor. Ama önemli olan selülit oluşmadan önce yapılacaklar&#8230; Selülit oluşumunu engellemek için düzenli beslenilmeli, bol su tüketilmeli, uzun yürüyüşler ve egzersizler yapılmalı, kan dolaşımının engellenmesine neden olan alkol ve sigara kullanılmamalı.&#8221;</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/yuksek-topuklar-selulite-sebep-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hiç bitmeyen yorgunluk</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/hic-bitmeyen-yorgunluk/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/hic-bitmeyen-yorgunluk/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 08:41:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayan olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı yorgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[erken yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[genç kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[neden çok yoruluyorum]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yorgun hissetmek]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3454</guid>
		<description><![CDATA[Bu durum sizin oraya yatıp uyumanız gerektiği anlamına gelmiyor.Aksine bu durumla baş etmelisiniz. Bu sürekli yorgunluk ve bitmişlik durumu sizin için çok ciddi olabilir ! Sizinki &#8216;Aşırı yorgunluk sendromu&#8217; olabilir. Bu sendrom kadınlarda erkeklerden daha fazla görülüyor ve sendromun yetişkinlerden 40&#8242;ta 1&#8242;ini etkilediği tahmin ediliyor. Aşırı yorgunluk sendromu uykusuzluk değildir sadece. Uzun süren bir uyku [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/yorgunluk.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3455" title="yorgunluk" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/yorgunluk.jpg" alt="yorgunluk" width="343" height="257" /></a></p>
<p>Bu durum sizin oraya yatıp uyumanız gerektiği anlamına gelmiyor.Aksine bu durumla baş etmelisiniz.</p>
<p>Bu sürekli yorgunluk ve bitmişlik durumu sizin için çok ciddi olabilir !</p>
<p>Sizinki &#8216;Aşırı yorgunluk sendromu&#8217; olabilir. Bu sendrom kadınlarda erkeklerden daha fazla görülüyor ve sendromun yetişkinlerden 40&#8242;ta 1&#8242;ini etkilediği tahmin ediliyor.</p>
<p>Aşırı yorgunluk sendromu uykusuzluk değildir sadece. Uzun süren bir uyku sonrasında da, hafıza zayıflıklarına, kas ve ağrı, baş ağrılarına hatta bademcik şişmelerine bile  neden olabilir. Bu durumun belli bir mevsimi ya da zamanı yoktur herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir. Sıklıkla, yeni anne-babalık gibi yaşam değişiklikleri uykuyu etkileyebilir.<br />
<span id="more-3454"></span><br />
Bu durumdan daha az yara almak ya da hemen kurtulmak için kendi kendinizi tedavi edebilirsiniz. Kendinize bir şans vermek ve her gün rahatlamanın yollarını bulmak tedaviye başlamanın en önemli adımıdır. Bununla birlikte aile ve diğer zorunluluklar konusunda rahatlama eskiden olduğundan daha kolay hale gelir kendinizi olabildiğince zaman ayırın, önem verdiğiniz, yapmaktan zevk aldığınız ve en çok mutlu olduğunuz şeyleri yapın..Kısaca hayatın tadına varın</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/hic-bitmeyen-yorgunluk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklere meyve vermeyi ihmal etmeyin</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/bebeklere-meyve-vermeyi-ihmal-etmeyin/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/bebeklere-meyve-vermeyi-ihmal-etmeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2009 12:09:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Annelik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğimi nasıl uyuturum]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde uyku]]></category>
		<category><![CDATA[erken yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[genç kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl beslemeliyim]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl yapmalıyım]]></category>
		<category><![CDATA[ne yedirmeliyim]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3366</guid>
		<description><![CDATA[0-3 yaş aralığında doğru beslenme, ileriki yaşlarda obezite, kanser, böbrek yetmezliği veya kalp hastalıkları gibi risklerden korunmada büyük rol oynuyor. Yetişkinlere göre dört kat daha fazla C vitaminine ihtiyaç duyan bebeklerin bunu, doğal kaynağı olan meyvelerden almaları öneriliyor. Ancak yapılan araştırmalara göre Türkiye’de 0-3 yaş arasındaki bebeklerden sadece yüzde 40’ı bir günde gerekli olan miktarda [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/bebek-meyve.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3367" title="bebek meyve" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/bebek-meyve.jpg" alt="bebek meyve" width="306" height="254" /></a></p>
<p>0-3 yaş aralığında doğru beslenme, ileriki yaşlarda obezite, kanser, böbrek yetmezliği veya kalp hastalıkları gibi risklerden korunmada büyük rol oynuyor.<br />
Yetişkinlere göre dört kat daha fazla C vitaminine ihtiyaç duyan bebeklerin bunu, doğal kaynağı olan meyvelerden almaları öneriliyor. Ancak yapılan araştırmalara göre Türkiye’de 0-3 yaş arasındaki bebeklerden sadece yüzde 40’ı bir günde gerekli olan miktarda meyve yiyor.</p>
<p>Farklı çeşitlerde ve renklerde meyve tüketimi, farklı miktarlarda vitamin ve minerallerin alınmasında son derece önemli bir yer tutuyor.<br />
<span id="more-3366"></span><br />
0-3 yaş aralığında doğru beslenme, bebeklerin ileriki yaşlarında obezite, kanser, böbrek yetmezliği veya kalp hastalıkları gibi risklerden korunmasında büyük rol oynuyor. Bu nedenle beslenme uzmanları, bebek beslenmesinde meyve tüketimine ve özellikle organik ürünlerin önemine dikkat çekiyor. Çünkü organik meyveler, daha yüksek miktarlarda C vitamini, antioksidan, kalsiyum, demir ve magnezyum içeriyor.</p>
<p>Yapılan araştırmalara göre, 0-3 yaş arasındaki bebeklerin yüzde 40’ı günde bir kez meyve yerken, yüzde 60’ı şekerli ve katkı maddeli abur cuburları yiyor. Gazlı içecekler ile tanışma yaşı ise 1! Oysa bebeklerin 4-6. aydan itibaren her gün en az 70 gr meyve tüketmesi ve gazlı içecekler yerine yüzde 100 doğal meyve suyu içmeleri gerekiyor.</p>
<p>Farklı meyveler, farklı antioksidanlar içeriyor. Meyvelerin içindeki farklı vitamin ve mineraller, büyüyen hücrelerin hasardan korunmasında önemli bir rol oynuyor.</p>
<p>Örneğin, A vitamini deposu olan ahududu, göz sağlığı için son derece faydalı. A, B ve C vitamini içeren kayısı, mineral açısından da çok zengin. E vitamini ve kalsiyum deposu olan üzüm, folik asit kaynağı olan muz, hastalıklara karşı direnci güçlendiren bir antioksidan olan elma gibi meyveler, bebeğin sağlıklı büyümesine destek oluyor. Meyveler, çeşitli lifleri de içinde barındırıyor. Günde 2-3 kez meyve tüketimi, kabızlığın önlenmesine yardımcı oluyor.</p>
<p>Doktorlar, meyve suyu tüketiminde ise yüzde 100 meyve sularının tercih edilmesi gerektiğini söylüyor. Çünkü yüzde 100 meyve suları meyvelerin sıkılması ile elde ediliyor. Oysa meyve nektarlarında meyve oranı ancak yüzde 30 &#8211; 40; kalanı aroma, şeker ve sudan oluşuyor.</p>
<p>Organik meyve tercih edilmeli</p>
<p>Organik meyve ve sebzeler, yüksek miktarlarda C vitamini, antioksidan, kalsiyum, demir ve magnezyum içeriyor. Organik meyve ve sebzeler, bebeklerin narin bünyelerini tarımsal ilaç kalıntıları ve hormon gibi kimyasalların yorucu etkilerinden koruyor. Organik ürünler, bebeklerin ideal oranda vitamin ve mineral almalarına yardımcı oluyor.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/bebeklere-meyve-vermeyi-ihmal-etmeyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kilo almadan sigarayı bırakmanın yolu</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/kilo-almadan-sigarayi-birakmanin-yolu/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/kilo-almadan-sigarayi-birakmanin-yolu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2009 07:55:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kilo Verme-Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bayan]]></category>
		<category><![CDATA[Bayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[cigara]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[domates]]></category>
		<category><![CDATA[Egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[içme]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kalori]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kilo alma]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo almadan sigarayı bırakmak]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[nikotin]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yan etki]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3419</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemizde 20 binin üzerinde bulunan sigara içiciler artık &#8216;yemekten hemen sonra yak bi cigara&#8217; muhabbeti yapamayacak. Hazır sigara içmek bu kadar zorlaşmışken, sigarayı bırakmak da bir o kadar kolaylaşabilecek gibi görünüyor. Ancak bu kez de sigara içenleri kilo alma korkusu başlıyor. Özellikle sigara içen bayanlar bu korku sayesinde sigarayı bırakmaktan vazgeçiyor. Ancak tüm sigara içenlerin [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/sigara-bayan.jpg"><img class="size-full wp-image-3237 aligncenter" title="sigara-bayan" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/sigara-bayan.jpg" alt="sigara-bayan" width="354" height="216" /></a></p>
<p>Ülkemizde 20 binin üzerinde bulunan sigara içiciler artık &#8216;yemekten hemen sonra yak bi cigara&#8217; muhabbeti yapamayacak. Hazır sigara içmek bu kadar zorlaşmışken, sigarayı bırakmak da bir o kadar kolaylaşabilecek gibi görünüyor. Ancak bu kez de sigara içenleri kilo alma korkusu başlıyor.</p>
<p>Özellikle sigara içen bayanlar bu korku sayesinde sigarayı bırakmaktan vazgeçiyor. Ancak tüm sigara içenlerin içi ferah olsun, uzmanlara göre her şeyin bir çaresi olduğu gibi bunun da bir çözüm yolu mevcut. Üstelik sigarayı bırakınca alacağınız birkaç kilo fazlalığın oluşturacağı sorunlar, sigara içmenizden kaynaklanan hastalıkların yanında &#8216;devede kulak&#8217; kalıyor. Çünkü eskisine oranla daha az öksürüp aksıracak, daha az grip olacak, kanser, kalp-damar ve akciğer hastalıklarına yakalanma riskiniz iyice azalacak ve daha sağlıklı bir hayat sürebileceksiniz.<br />
<span id="more-3419"></span><br />
Araştırmalara göre erkeklerin yüzde 61&#8242;i, kadınların da yüzde 51&#8242;i sigarayı bıraktıktan sonra bir iki kilo alabiliyorlar. Sağlıklı Yaşam Uzmanı Prof. Dr. Osman Müftüoğlu&#8217;na göre bunun temel sebebi sigarada bulunan nikotinin metabolizmayı hızlandırıcı bir etkiye sahip olması. Sigarayı bırakan kişi aynı beslenme şekline devam etse de nikotinden mahrum kaldığı için metabolizma yavaşlıyor, alınan kaloriler zor yakılıyor ve de yağ birikimi kolaylaşıyor.</p>
<p>Diğer bir sebep de sigarayı bırakanlar ilk zamanlarda depresif eğilimler gösterebiliyor. Sigarayı bırakmanın oluşturduğu boşluk hissi yeme atakları ve tatlı krizleri ile doldurulmaya çalışılıyor. Sigarayı bırakmaya karar verdiniz ama kilo sorunu ile karşılaşmaktan ciddi anlamda korkuyorsanız bir diyetisyen veya sağlıklı beslenme uzmanından yardım alabilirsiniz. Ama öncesinde Uzman Diyetisyen Dilara Koçak&#8217;ın bu konudaki önerilerine kulak verin.</p>
<p><strong>Sigarayı bırakırken kilo almamak için</strong></p>
<p>* Nikotin alımı kesileceği için metabolik hızda azalma olabilir, buna engel olmak için düzenli bir egzersiz programına başlanarak tedbir alınabilir.</p>
<p>* Kan şekerinizde düzensizlik oluşabilir ve canınız tatlı isteyebilir. Bunu önlemek için şekersiz ciklet çiğneyebilir veya taze meyve sularını maden suyu ile karıştırarak içebilirsiniz.</p>
<p>* Kafeinli içeceklerden uzak durun, çünkü bu içecekler sigarayı hatırlatabilir, sinirlilik ve huzursuzluk hali oluşturabilir.</p>
<p>* Yemekten hemen sonra canınız sigara isterse dişinizi fırçalayıp, naneli şeker yiyebilirsiniz.</p>
<p>* Sigara bırakmanın oluşturduğu boşluk hissi sebebiyle avuç avuç çekirdek veya kuruyemiş gibi yağlı gıdalar kilo aldırır. Bunun yerine salatalık, domates ve meyve gibi daha sağlıklı atıştırmalıkları tercih edebilirsiniz.</p>
<p><strong>Sigarayı nasıl bırakacağım?</strong></p>
<p>Sigarayı bırakmak isteyen bir kişi bunun bir irade işi değil bir bağımlılık olduğunu kabul edip mutlaka uzman bir doktordan profesyonel yardım almalı. Ama onun da öncesinde sigara bırakmaya istekli, kararlı ve sabırlı olmalı. Sonrasında ülkemizde giderek yaygınlaşan sigarayı bırakma polikliniklerine başvurabilir. Birçok devlet, üniversite, vakıf ve özel hastanelerde bu klinikler mevcut. Uzun yıllar bu önemli konu üzerinde çalışan Toraks derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Zeynep Aytemur&#8217;a göre sigara bırakmak isteyenlere iki yöntem birden uygulanıyor.</p>
<p>Birincisi nikotini yerine koyma tedavisi, diğeri ise farmakoloji yani ilaç tedavisi. Nikotini yerine koymada kişi, sigara içememekten kaynaklanan zorlukları gidermeye yönelik dışarıdan nikotin destekli birtakım aparatlar kullanıyor.</p>
<p>Nikotin bantları, nikotin sakızları ve dilaltı tabletleri gibi. Aytemur&#8217;a göre bu aparatlar muhakkak bir hekim gözetiminde kullanılmalı. Çünkü hem yan etkileri bulunuyor, hem de kalp, şeker, hipertansiyon gibi hastalıkları olan kişilerde sakınca doğurabiliyor. &#8216;Sigarayı bırakmak istiyorum&#8217; deyip eczanelerden kontrolsüz bir şekilde bu aparatları alan kişilerin çoğu başarısız olduğu gibi, bu tarz tedavilere karşı da toplumda bir güvensizlik oluşturabiliyor.</p>
<p>Bu tedaviye ilaçlarla da destek verilerek, hekim hastasını kontrolde tutuyor. Bu şekilde her yıl yüz kişiden 40&#8242;a yakını sigarayı bırakmayı başarıyor. Sigarayı bırakan bir kişi her zaman tekrar başlama eğilimi gösterebilir. Çünkü nikotin bağımlılığı kronik bir hastalıktır ve her zaman nüksetme olasılığı vardır. Dolayısıyla bırakan kişilerin çevresel uyarıcılara karşı dikkatli olması gerekir. Elektronik sigara, biorezenans, akupunktur, ışın tedavisi gibi alternatif sigara bırakma yöntemleri etkili olabilir ama bunlar tıbbi çalışmalarla desteklenmiş değil.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/kilo-almadan-sigarayi-birakmanin-yolu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
