<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hediyeler.org &#187; doktor</title>
	<atom:link href="http://www.hediyeler.org/etiketler/doktor/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hediyeler.org</link>
	<description>çiçekler, Çocuk, Dantel, Dekoratif, Eski eşyalar, Fimo hamuru, ilginç, Keçe, Kendin yap, Örgü, Origami, Oyuncak, Takı, Tülbent Oyaları, Tülbent örnekleri, duvar süsü, bayan,kadın,şal,kazak,cinsel,evlilik,Hediye kutusu, Örgüden çiçek, broş, Pul oyaları, cd oyası, pul oyası, Oyalar, peçete kenarı, Örgüden lif, Şapka, Örgü şapka modeli, beyzbol topu, ilginç tasarımlar, Not defteri, eski disketler, seccade, kazak, şapka,çorap,bebek bakımı,maranki,dr ahmet maranki,ahmet maranki,doktor,kilo verme,zayıflama,rejim,egzersiz,etek,modeller,moda,yaz,güneş,kırlent,makyaj,ruj,oje,gelinlik,pratik,saç bakımı,annelik,bakım,güzellik,hamilelik,gebelik,keçe,bikini,mayo,oyuncak,sağlık,beslenme,poratakal,elma,şifalı bitkiler,bitki,küpe,kolye,bilezik,ceket,</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 18:16:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Domuz gribinden korunmanın yolları</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/domuz-gribinden-korunmanin-yollari/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/domuz-gribinden-korunmanin-yollari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 11:19:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata dair]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat edilmesi gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Domuz gribi]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[hangi vitamin]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[korunmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[ne içilmeli]]></category>
		<category><![CDATA[ne yenmeli]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=4180</guid>
		<description><![CDATA[Dost sohbetleri, gazete haberleri ve televizyonlarda hep o var. Aklıma “Samimiyeti böyle sürdürürsek bulaşmayı nasıl önleyeceğiz” diye sormak bile geliyor ama sırada başka sorular var&#8230; Sık sorulan soruların başında, “alınması gereken önlemlerin neler olduğu” geliyor. Korunmanın temel noktalarını aslında hepimiz çok iyi öğrendik: “Gripli olanlardan en az bir metre uzak duracağız, gripsek öksürürken aksırıp hapşırırken [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/11/Domuz-gribi.jpg"><img class="size-full wp-image-4181 aligncenter" title="domuz gribi" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/11/Domuz-gribi.jpg" alt="OFRTP-OMS-GRIPPE-ASSEMBLEE-20090518" width="314" height="210" /></a></p>
<p>Dost sohbetleri, gazete haberleri ve televizyonlarda hep o var. Aklıma “Samimiyeti böyle sürdürürsek bulaşmayı nasıl önleyeceğiz” diye sormak bile geliyor ama sırada başka sorular var&#8230;</p>
<p>Sık sorulan soruların başında, “alınması gereken önlemlerin neler olduğu” geliyor. Korunmanın temel noktalarını aslında hepimiz çok iyi öğrendik:</p>
<p>“Gripli olanlardan en az bir metre uzak duracağız, gripsek öksürürken aksırıp hapşırırken ağzımızı, burnumuzu kâğıt mendille kapatacağız ve hemen o mendilleri çöpe atacağız. Hasta olduğunu bildiğimiz kişilerin eşyalarını kullanmayacağız, özellikle aynı havlulara elimizi, yüzümüzü sürmeyeceğiz.<span id="more-4180"></span></p>
<p>Mümkünse onların istirahat ettikleri odayı ayıracağız, aynı yatağı paylaşmayacağız, onlarla kesinlikle öpüşüp koklaşmayacağız. Hasta olsun olmasın herkesle başımızla, gözlerimizle selamlaşacağız.</p>
<p>Özetle bu kış el sıkmayı, sarılıp kucaklaşmayı kesinlikle unutacağız. Sırası gelmişken şimdiden hatırlatalım: Bayramda el öpmek de yok! Büyüklerimize saygılarımızı, sevgilerimizi bildireceğiz ama bunu sözle, gözle ifade edeceğiz.”</p>
<p>Bunları unutmamamız gerekiyor ama benim hatırlatmak istediğim iki önemli nokta daha var. Bunlardan biri beslenme konusunda yapılacak işleri çok fazla abartmamız, diğeri ise aynı hatayı işin psikolojisinde de yapmamız.</p>
<p><strong>NE YİYELİM, NE İÇELİM</strong></p>
<p>Sebze ve meyveden zengin beslenmenin, tam tahılları daha fazla yemenin ve özellikle de hayvansal proteinlere bugünlerde daha çok ağırlık vermenin faydası inkar edilemez. Özellikle probiyotikten zengin hayvansal protein kaynaklarının bağışıklık sistemine hızlı uyarılar yapabileceği düşüncesindeyim. Yani her zamankinden daha çok yoğurt ve kefir yemekte fayda var.</p>
<p>Ama “bitki tüccarlarının” gazına gelip konuyu “her gün bir diş sarımsak, bir baş soğan, bir avuç kırmızı biber, bir tutam maydanoz” noktasına taşırsanız, hem fazla bir fayda görmez hem de boşa zaman kaybedersiniz.</p>
<p>Sebze ve meyvelerin bol yenmesi iyi bir şey ama biz zaten bu konuda fena değiliz. Bana göre sorun, protein tüketimimizdeki eksiklikte. Ucuz protein kaynaklarına biraz daha yüklenmemizde fayda var. Et, tavuk, balık da önemli. Özellikle ucuz, pahalı demeden imkanınız varsa sık sık balık yiyin. Bitkisel proteinlere (bakliyat) daha çok yer verin.</p>
<p>Önemli bir nokta daha var: Vücuda daha fazla D vitamini kazandırmak&#8230; D vitamininin bağışıklık sistemini desteklemede neredeyse C vitamininden bile güçlü olduğunu unutmayın. D vitami-ninden zengin besinler yemeyi veya D vitamini güçlendirilmiş olan yiyecekleri tercih etmeyi unutmayın. Bu konuda beslenme ve diyet uzmanı Güneş Aksüs’ün yazdıklarını dikkatle okuyun.</p>
<p><strong>ENDİŞENıN FAZLASI ZARARLI</strong></p>
<p>Domuz gribi konusunda yaptığımız ikinci hataya gelince&#8230; Konunun çok fazla abartılması ve önlemlerin biraz şişirilmesi can sıkıcı noktalara gelebiliyor.</p>
<p>Böyle giderse değil tiyatroya, sinemaya gitmek, otobüse binmek, bir lokantada yemek yemek, dost ziyaretleri gibi medeni ilişkilerden bile vazgeçme yoluna gideceğiz.</p>
<p>Bir okurum “Oğlumu askere göndereyim mi, erteleyeyim mi” diye soruyor. Yani domuz gribinden korunma telaşı neredeyse bir panik haline getiriliyor.</p>
<p>Daha önce de yazdım ama bir daha hatırlatayım: Endişe ve korku hali, bağışıklık sistemini bozar. Eğer endişe ve korkunuzu abartırsanız, vücudunuzun griple mücadelesini daha baştan kaybetmiş olursunuz.</p>
<p>Koruyucu önlemler yönünden yapabilecekleriniz üzerine bilgilenmeye ve bunları hayata geçirmeye odaklanın ama işin suyunu çıkarmayın.</p>
<p>Doğru beslenmek, istirahat etmek, elleri düzenli olarak günde 5-6 kez bol sabunlu suyla yıkamak (ama bu el yıkama işini de abartmamak, takıntı haline getirmemek şart) ve gripli olduğu bilinen veya şüphelenilenlerden uzak durmak çoğumuz için yeterli önlemlerdir.</p>
<p>Kısacası Domuz gribi hayatımızın merkezi olmasın, hayat devam ediyor&#8230;</p>
<p>D vitamini zengini besinler</p>
<p>En önemli kaynak güneş ışınlarıdır ama D vitamini yüksek oranda bulunduran besinler balık, yumurta, tereyağı, peynir, süt ve ürünlerinden faydalanmakta yarar var.</p>
<p>Bazı balıklarda D vitamini daha yüksektir: Sardalya, uskumru, alabalık bunların en önemlileridir.</p>
<p><strong>Öneriler</strong><br />
- Her sabah peynir yiyin.<br />
- Kolesterol probleminiz yoksa, haftada 2-3 gün kahvaltılarınızda 1 tatlı kaşığını geçmeyecek şekilde tereyağı yiyin.<br />
- Her gün 1 yumurta yiyin. (Kahvaltıda, menemen içinde veya yumurtalı ıspanak şeklinde.) Tabii ki kolesterol sorununuz yoksa&#8230;<br />
- Her gün 2 bardak süt-yoğurt önerilir.<br />
- Günaşırı 1 bardak kefir veya probiyotik yoğurt iyi gelir.<br />
- Haftada 2-3 akşam ızgara balık ve salata yiyin.<br />
- Dışarıda yemek yiyorsanız, ton balıklı salata isteyin.<br />
- D vitamini ile zenginleştirilmiş tahıl gevrekleri tercih edin.</p>
<p><strong>Ense ağrılarına dikkat!</strong></p>
<p>Birden bire başlayan ve ense bölgesinde, başın arka kısmında belirginleşen, başta basınç şişkinlik ve kasılma hissine yol açan sürpriz baş ağrılarıyla karşılaştığınızda hemen tansiyonunuzu ölçtürmeyi ihmal etmeyin. Çünkü bu tip ağrılar çoğu zaman kan basıncındaki ani yükselmelerden, özellikle de küçük tansiyon artışlarından kaynaklanabiliyor.<br />
Küçük tansiyon (diasistolik basınç), her yaşta 85 mmHg’nin altında olmalı ve bu değerin üzerinde kaldığında nedenleri araştırılmalı, tedavi için çalışmalar yapılmalı.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/domuz-gribinden-korunmanin-yollari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Havale geçiren çocuğa ilkyardım</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/havale-geciren-cocugu-ilkyardim/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/havale-geciren-cocugu-ilkyardim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 19:49:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Annelik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İlkyardım bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[ani]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[asılma]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda havalede ilkyardım]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[havale]]></category>
		<category><![CDATA[ilk müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[ilkyardım]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[terleme]]></category>
		<category><![CDATA[yükselme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=4161</guid>
		<description><![CDATA[Genellikle 1-4 yaş arasındaki çocuklarda ateşin yükselmesi sonucu kasılmalar olur. Bu yaşlarda beyin ileri derecede ateş yükselmelerine karşı diğer yaşlara göre daha duyarlıdır. Bazı ailelerde böyle bir duyarlılık bulunabilir. Anne veya babası çocukken havale geçirmişlerdir. Yanaklarının kırmızı olması veya terleme ateşin olacağını haber verir. 1-2 yaşları arasındaki havale geçirme diğer yaşlara göre daha fazladır. Çocuğu [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/10/Havale-geçiren-çocu.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4162" title="Havale geçiren çocu" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/10/Havale-geçiren-çocu.jpg" alt="Havale geçiren çocu" width="180" height="130" /></a></p>
<p>Genellikle 1-4 yaş arasındaki çocuklarda ateşin yükselmesi sonucu kasılmalar olur. Bu yaşlarda beyin ileri derecede ateş yükselmelerine karşı diğer yaşlara göre daha duyarlıdır. Bazı ailelerde böyle bir duyarlılık bulunabilir. Anne veya babası çocukken havale geçirmişlerdir. Yanaklarının kırmızı olması veya terleme ateşin olacağını haber verir. 1-2 yaşları arasındaki havale geçirme diğer yaşlara göre daha fazladır.</p>
<p>Çocuğu sakin olarak yatırınız. Odasının penceresini açınız. Üzerine çok kalın yorgan ya da battaniye ile örtmeyiniz.<br />
Ilık su dolu küvete yatırınız. Suyun sıcak olmamasına dikkat ediniz. Dirseğinizle su sıcaklığını kontrol ediniz. Böylece bebeğin vücut ısısını normale düşürebilirsiniz.<span id="more-4161"></span><br />
Koltuk altlarına ve kasık bölgelerine alkolle ıslatılmış pamuk koyunuz. Çocuğa ıslak, ılık su ile ıslatılmış sünger ile baştan ayağa kadar siliniz, Aynı zamanda gazete vs. ile yelpaze yapılarak vücut üzerindeki nemin buharlaşmasını ve ateşin düşmesini sağlayınız.<br />
Basit önlemlerle vücut ısısı düşmüyorsa ve çocuktaki kasılmalar (havale) 10 dakika içinde geçmiyorsa makata sakinleştirici fitil koyunuz. Kalçalarını, baş ve diğer parmaklarla birbirine yaklaştırarak fitilin dışarı çıkmasını önleyiniz.<br />
Basit önlemlerle vücut ısısı düşmüyorsa ve çocuktaki kasılmalar (havale) geçmiyorsa beklemeden hastaneye gönderiniz.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/havale-geciren-cocugu-ilkyardim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kansere karşı bağlara dalın</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/kansere-karsi-baglara-dalin/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/kansere-karsi-baglara-dalin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Sep 2009 14:32:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bag]]></category>
		<category><![CDATA[belitileri]]></category>
		<category><![CDATA[çaresi varmı]]></category>
		<category><![CDATA[çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[meyve bahçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[naıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=4086</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzün en önemli hastalıklarında olan kansere çare arayışları hızla devam ediyor. Yeni yeni yöntemler,tedaviler deneniyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünce yürütülen ve TÜBİTAK tarafından da desteklen bir projeyle kara üzümün antimutagen ve antikanserojen özelliklerinden dolayı Karadeniz Bölgesi&#8217;nde bağcılığın geliştirilmesini sağlamak amacıyla çalışma başlatıldı. OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/09/bağ.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4087" title="bağ" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/09/bağ.jpg" alt="bağ" width="340" height="244" /></a></p>
<p>Günümüzün en önemli hastalıklarında olan kansere çare arayışları hızla devam ediyor. Yeni yeni yöntemler,tedaviler deneniyor.</p>
<p>Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünce yürütülen ve TÜBİTAK tarafından da desteklen bir projeyle kara üzümün antimutagen ve antikanserojen özelliklerinden dolayı Karadeniz Bölgesi&#8217;nde bağcılığın geliştirilmesini sağlamak amacıyla çalışma başlatıldı.</p>
<p>OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sağlık açısından da birçok faydası olan kara üzümün tip ve çeşitlerinin belirlenmesi için üretim çalışmalarına başladıklarını ve çalışmaların iki yıl içinde tamamlanacağını söyledi.</p>
<p>Fakültenin araştırma ve uygulama sahasında sürdürdükleri çalışmanın kara üzümün antimutagen ve antikanserojen özelliklerinden dolayı Karadeniz Bölgesi&#8217;nde bağcılığın geliştirilmesini sağlamayı amaçladığını anlatan Çelik, şunları söyledi: “Karadeniz&#8217;in güney yamaçlarında tütün, fındık ve çaya alternatif olarak kokulu kara üzüm yetiştirilmesini amaçlıyoruz. Bu nedenle TÜBİTAK tarafından da desteklenen bir proje başlattık. 90 bin TL tutarındaki proje kapsamında kara üzümün antimutagen ve antikanserojen özelliklerinden dolayı Karadeniz Bölgesi&#8217;nde bağcılığın artmasını sağlamak, üzüm üretimini teşvik etmek için bölgede yetişen kaliteli kokulu üzüm tiplerini geliştirmeyi amaçlıyoruz.”<span id="more-4086"></span></p>
<p>Çelik, proje kapsamında geliştirdikleri ve Karadeniz&#8217;de yetişen ve siyah kokulu üzümlerin kabukları ve çekirdeklerinin de önemli olduğunu belirtti.</p>
<p>Kanser hastaları için iyi bir besin olarak bilinen üzümün kabukları ve çekirdekleri ile beraber yenilmesi gerektiğini ifade eden Çelik, şöyle devam etti: “Üzümün kabuklarında bulunan ve özellikle de Karadeniz&#8217;deki nemli iklimlerde yetişen kokulu kara üzümün kabuğunda bolca yer alan resveratrol maddesi bir yandan üzümün yetişmesini sağlarken, öte yandan antioksidan, antimutagen ve antikanserojen aktivitesi göstererek, insan vücudunda kanser dokularının oluşumunu, gelişimini ve artmasını engellemektedir. Ayrıca kolesterolü düşürdüğü de saptanmıştır.”</p>
<p>Çelik, bazı ziraat ile tıp fakülteleri arasında yapılan iş birliği çalışmalarına da değinerek, bu kapsamda kendileri de bir proje üzerinde çalıştıklarını bildirdi.<br />
Çelik projenin, üzümün kanser araştırmaları çalışmalarındaki önemi, lösemi ve lenfoma tedavisinde kemoterapinin etkisinin artırılması ya da yan etkilerinin azaltılması için resveratrol kullanılabilmesi yolunda bir çalışmayı kapsadığını kaydetti.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/kansere-karsi-baglara-dalin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklar için gizli tehlike tiroid</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/cocuklar-icin-gizli-tehlike-tiroid/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/cocuklar-icin-gizli-tehlike-tiroid/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2009 13:25:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[erken teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid bezi]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid hormonu]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3973</guid>
		<description><![CDATA[Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Bereket sorularımızı yanıtladı. Çocuklarda ne tür tiroid hastalıkları görülür? Tiroid bezi boynun alt kısmında yer alan bir iç salgı bezi olup temel görevi tiroid hormonları üretmektir. Tiroid hormonları vücudumuz için son derece önemli görevler yapan ve hücrelerde (beyin, [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/08/tiroid.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3974" title="tiroid" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/08/tiroid.jpg" alt="tiroid" width="400" height="300" /></a></p>
<p>Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Bereket sorularımızı yanıtladı.</p>
<p><strong>Çocuklarda ne tür tiroid hastalıkları görülür? </strong><br />
Tiroid bezi boynun alt kısmında yer alan bir iç salgı bezi olup temel görevi tiroid hormonları üretmektir. Tiroid hormonları vücudumuz için son derece önemli görevler yapan ve hücrelerde (beyin, kas, yağ v.b.) metabolik hızı düzenleyen hormonlardır.  Tiroid bezinin normalden az çalışmasına Hipotiroidi, normalden fazla çalışmasına ise hipertiroidi diyoruz. Tiroid bezinin büyümesine ise guatr adı verilmektedir. En sık hipotiroidi görülür. Hipertiroidi daha seyrek görmekteyiz.</p>
<p>Tiroid bezi bozuklukları doğumdan itibaren her yaşta ortaya çıkabilmekte olup ülkemizde iyot eksikliğinin ve akraba evliliğinin yaygın olması nedeniyle hipotiroidi ve guatr sıklığı oldukça yüksektir .<br />
<span id="more-3973"></span><br />
<strong>Yenidoğanlarda da tiroid hastalığı olur mu?</strong><br />
Elbette. Özellikle doğumsal olan hipotiroidi yani tiroid hormonunun yetersizliği yenidoğan bebeğin beyin gelişimini olumsuz yönde etkileyeceği için erken tanı ve tedavisi yaşamsal öneme sahiptir. Bu nedenle ülkemizde de pek çok gelişmiş ülkede olduğu gibi bütün yenidoğan bebeklere Sağlık bakanlığı tarafından hipotiroidi tarama testi uygulanmaktadır.  Taramada hastalık şüphesi olan bebekler daha ileri tanı ve tedavi için Çocuk Endokrinoloji uzmanlarının bulunduğu hastanelere yönlendirilmektedir. Yenidoğan taraması yapılmayan bebeklerde bu hastalık gözden kaçabilmekte ve geri dönüşü mümkün olmayan beyin hasarına yol açabilmektedir. Denebilir ki hipotiroidi  zeka geriliklerinin önlenebilen nadir sebeplerinden birisidir.</p>
<p><strong>Doğumsal Hipotiroidinin sebebi nedir?</strong><br />
Doğumsal hipotiroidili bebeklerin bir kısmında tiroid bezi anne karnında iken hiç oluşmamış veya olması gereknden küçük kalmış olabilmektedir. Yani doğumsal bir organ gelişim kusuru vardır. Bazılarında ise tiroid bezi bulunmakla birlikte tiroid bezinin içindeki tiroid hormonu üretiminde gerekli olan bazı enzimlerin çalışmaması sözkonusudur. Bunun dışında annede iyot yetersizliği, annedeki haşimoto hastalığı nedeniyle bebeğe geçebilen antikorlar gibi nedenlerle de hipotiroidi görülebilmektedir.</p>
<p><strong>Doğumsal Hipotiroidi neden zeka geriliğine yol açıyor: </strong><br />
Çocuklarda beyin gelişimi için ilk üç yıl özellikle de ilk 6 ay çok önemlidir. Bu dönemde beyindeki sinir hücrelerinin sağlıklı gelişimi için tiroid hormonlarının yeterli düzeyde olması şarttır. Hipotiroidi var ise beyin hücrelerinin gelişimi bozulur ve kalıcı zeka geriliği ortaya çıkar. Bu hastalara sonradan tiroid hormonu verilse bile gelişmiş olan beyin hasarı geri döndürülemez.</p>
<p><strong>Hipotiroidili çocuklarda zeka geriliği oluşması önlenebilir mi:</strong><br />
Kesinlikle evet. Hipotiroidinin tedavisi çok basit ve ucuzdur. Eğer hipotiroidi tanısı çocuk doğar doğmaz özellikle ilk haftalar içinde konulup hemen tedavisine başlanır ise bu çocukların zeka düzeyi normal olmaktadır.   Ancak tanı ve tedavideki her 1 aylık gecikme o çocuğun IQ sunda yaklaşık 5 puanlık düşüşe yol açmaktadır.</p>
<p><strong>Yenidoğanlarda tiroid hastalığı hangi belirtilerle kendini gösterir?</strong><br />
En önemli belirtisi uzamış sarılıktır. Yenidoğanlarda görülen ve bir haftadan sonra azalan yenidoğan sarılığı bu bebeklerde uzun sürer. Ayrıca bebekte emme yetersizliği, kalın sesle ağlama, vücut ısısını koruyamama, güçsüzlük, kabızlık gibi belirtiler görülür.</p>
<p>Yenidoğan döneminden sonra çocukluk çağında ortaya çıkan hipotiroidi ise gelişme geriliği, kilo almaya eğilim, kabızlık, cilt kuruluğu, halsizlik, aşırı uyuma, zihinsel yavaşlama, üşüme gibi belirtilerle kendini gösterebilir.  Tedaviye başladıktan sonra bu belirtiler süratle düzelir. Tedaviye erken başlanan hastalarda zeka tamamen normal olarak gelişir.</p>
<p><strong>Ülkemizde çocuklarda tiroid hormon bozukluğu sık mıdır?</strong><br />
Her yeni doğan çocuktan 2 bin 500&#8242;ünde kalıcı tiroid hormonu yetersizliği görüyoruz. Geçici hipotiroidileri sayarsanız bu daha da fazla. Bu oran dünyada 4000&#8242;de 1. Bizde daha yüksek olmasının iki nedeni var: Birincisi, coğrafyamızdaki iyot yetersizliği. Toprakta, suda, tarım ürünlerinde iyot yetersizliği. İkincisi ise, akraba evliliklerine çok sık rastlıyoruz, dolayısıyla tiroid hormonlarının çekinik genetik geçişli doğumsal kusurları daha sık görülüyor. Batı toplumlarında akraba evliliği yok gibi, bizde yüzde            20&#8242; ler civarındadır.</p>
<p><strong>Yenidoğan hipotiroidisinin tedavisi nasıldır?</strong><br />
Vücudun üretemediği tiroid hormonunun birebir aynısı ağızdan günde 1 kez verilir. Ülkemizde sık görülen geçici hipotiroidilerde doktor kontrolü altında ilaç tedavisi azaltılarak zaman içinde kesilebilir. Ancak kalıcı hipotiroidi var ise tedavinin ömür boyu sürmesi gerekir.</p>
<p><strong>Büyük çocuklarda ve ergenlerde ne tür tiroid hastalığı görülür?</strong><br />
Yenidoğan döneminde görülen doğumsal hipotiroidi den başka daha ileri yaş çocuklarda ve özellikle ergenlik yaşındaki kız çocuklarında tiroid bezinin kronik iltihabi bir durumu olan &#8220;Haşimoto hastalığı&#8221; nı sık görüyoruz. Bu çocukların genellikle ailelerinde de (annesinde, babasında, halasında vs) Haşimoto hastalığı hikayesi vardır. Bu nedenle Haşimoto hastalığı olanların özellikle kız çocuklarında tiroid hormon düzeyleri ve antikorlarına bakmakta yarar var.</p>
<p><strong>Haşimato Hastalığı&#8217;nın teşhis ve tedavi yöntemleri nelerdir?</strong><br />
Bu hastalıkta vücut tiroid bezini yabancı bir protein gibi görüp buna karşı akyuvarlar vasıtasıyla antikor dediğimiz bağışıklı maddeleri üretir. Yani oto-immun dediğimiz bir tür hastalıktır. Sonuçta tiroid bezi akyuvarlarla istila edilir ve tiroid bezi hem büyür (guatr gelişir) hem de tiroid bezinin hormon üretimi bozulur ve tiroid yetersizliği (hipotiroidi) gelişir. Bu durumda ilaç tedavisi gerekir.  Ancak tiroid bezi büyük değilse ve tiroid hormon düzeyleri normalse bu hastalarda tedavi gerekmez, takip etmek yeterlidir.</p>
<p>Bazen büyük çocuklarda tiroid içinde nodüller gelişir, özellikle boyutu 1 cm nin üzerindeki nodüllerin yakın takip edilmesi gerekmektedir. Çünkü nadir de olsa çocuklarda da tiroid kanserleri görülebilmektedir.</p>
<p>Tiroid bezi bozukluklarının tanısında hormonal testlerin yanısıra sintigrafi ve ultrason gibi bazı yöntemlerden de yararlanılmaktadır</p>
<p><strong>Tiroid hormonlarının çocuk büyümesindeki rolü nedir?</strong><br />
Tiroid hormonları (T4 ve T3) nın  bebeğin anne karnındaki gelişiminden başlayarak bebeklik döneminde ve bütün büyüme döneminin tamamlanmasında, yani ergenlik döneminin sonuna kadar büyümede önemli rolleri vardır. Büyümeyi sağlayan kemik uçlarındaki kıkırdak hücrelerinin gelişimi ve bölünerek çoğalması için tiroid hormonuna ihtiyaç vardır. Sadece büyümede değil, beyin gelişiminde de çok önemli rolleri var. Beyin hücrelerinin gelişimini, bu hücrelerin birbiri ile iletişimini sağlayan miyelin kılıfının gelişimi tiroid hormonlarına bağlıdır.  Vücudumuzda tiroid hormonunun gereksinmediği hücre grubu yoktur. Bu hücrelerin metabolizmasını yani işleyişini düzenleyen en önemli hormondur.<br />
Bu nedenle iyi büyümeyen çocuklarda, büyüme hormonu testlerinden önce rutin tetkikler içinde tiroid hormonunun normal çalışıp çalışmadığına bakıyoruz, normalse o zaman büyüme hormonu testi yapıyoruz. Büyüme hormonu testine doğru cevap vermesi için tiroid eksikliği olmaması gerekiyor.</p>
<p><strong>Tiroid hastalığı olan çocuklar ne tür tuz kullanmalıdır?</strong><br />
Tiroid hastalığı olsun olmasın tüm çocuklar iyotlu tuz kullanmalıdır.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/cocuklar-icin-gizli-tehlike-tiroid/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mehmet Öz ile daha sağlıklı bir yaşam önerileri</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/mehmet-oz-ile-daha-saglikli-bir-yasam-onerileri/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/mehmet-oz-ile-daha-saglikli-bir-yasam-onerileri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2009 08:12:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[erken yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[genç kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kalp uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet öz]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü türk doktorlar]]></category>
		<category><![CDATA[zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3430</guid>
		<description><![CDATA[Dünyaca ünlü kalp uzmanı olan Mehmet Öz &#8216; ün bu önerilerine kulak vermemiz gerekiyor. Daha uzun yaşama noktasında biyolojik saati yavaşlatmanın önemine değinen Mehmet Öz bunun için yapmamız gerekenleri ayrıntılarıyla anlatıyor. Mehmet Öz biz Türklerin daha uzun yaşamamız için öncelikle yapmamız gerekenin geleneksel beslenme tarzımızı değiştirerek daha sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazanmamız gerektiğini vurguluyor. En [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/mehmet-oz.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3431" title="mehmet oz" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/mehmet-oz.jpg" alt="mehmet oz" width="300" height="200" /></a></p>
<p>Dünyaca ünlü kalp uzmanı olan Mehmet Öz &#8216; ün bu önerilerine kulak vermemiz gerekiyor. Daha uzun yaşama noktasında biyolojik saati yavaşlatmanın önemine değinen Mehmet Öz bunun için yapmamız gerekenleri ayrıntılarıyla anlatıyor.<br />
Mehmet Öz biz Türklerin daha uzun yaşamamız için öncelikle yapmamız gerekenin geleneksel beslenme tarzımızı değiştirerek daha sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazanmamız gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>En güzel beslenme tarzı olarak akdeniz sofrası burada önem kazanıyor.Eğer yenilebilir besin topraktan çıktığı haliyle görünmüyorsa, risk alıyorsunuz demektir diyen Öz çok az yenilebilir beyaz besinin toprakta yetiştiğini ifade ediyor. Bu yüzden beyazsa yemeyin diye de ekliyor.Bitkisel besinden zengin çilek, kiraz türü meyvelerle, turp cinsi sebzelerle ve soya fasulyeleriyle beslenmenin önemi burada yine ortaya çıkıyor.<br />
<span id="more-3430"></span><br />
Sofralarımızdan uzak tutmamız gerekenlere örnek verecek olursak mesela margarin. Doymuş yağlı margarinden yapılan yağlı yemek yendiği için damarlara gelen kötü kolesterol ise, damarın duvarını tamir edemiyor. onun için margarinden uzak durmak gerekiyor.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/mehmet-oz-ile-daha-saglikli-bir-yasam-onerileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İbrahim Saraçoğlu&#8217;ndan mucize iksir</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/ibrahim-saracoglundan-mucize-iksir/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/ibrahim-saracoglundan-mucize-iksir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 07:26:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz lahana]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[bitkilerin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[brokoli]]></category>
		<category><![CDATA[çaylar]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[erik]]></category>
		<category><![CDATA[genç kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[hangi bitki]]></category>
		<category><![CDATA[hangi hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hangi ot]]></category>
		<category><![CDATA[havuç]]></category>
		<category><![CDATA[hormon]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[içme]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer]]></category>
		<category><![CDATA[kaynatma]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal]]></category>
		<category><![CDATA[kür]]></category>
		<category><![CDATA[kürler]]></category>
		<category><![CDATA[kürü]]></category>
		<category><![CDATA[limon]]></category>
		<category><![CDATA[maranki]]></category>
		<category><![CDATA[Maydanoz]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet öz]]></category>
		<category><![CDATA[meyveler]]></category>
		<category><![CDATA[muz]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[neye yarar]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[sebze ve meyveler]]></category>
		<category><![CDATA[tazelik]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[toksin]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3446</guid>
		<description><![CDATA[Genç görünmek, zinde ve dinç olmak, cildinize canlılık, güzellik ve tazelik kazandırmak, vücudunuzdan toksin atmak, bağışıklık sisteminizi güçlendirerek enfeksiyonlara karşı direnç arttırmak, dolaşım bozukluğu yaşamadan kilo vermek, ruh sağlığınızı güçlendirmek istiyorsanız Prof. İbrahim Saraçoğlu&#8217;nun hazırladığı &#8216;maydanoz ve beyaz lahana kürünü&#8217; uygulayın. Kökleri hariç, saplarıyla birlikte 15-20 tane taze maydanozu havanda iyice ezin, üzerine yarım limon [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/03/ibrahim-saracoglu.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-1920" title="ibrahim-saracoglu" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/03/ibrahim-saracoglu.jpg" alt="ibrahim-saracoglu" width="272" height="204" /></a></p>
<p>Genç görünmek, zinde ve dinç olmak, cildinize canlılık, güzellik ve tazelik kazandırmak, vücudunuzdan toksin atmak, bağışıklık sisteminizi güçlendirerek enfeksiyonlara karşı direnç arttırmak, dolaşım bozukluğu yaşamadan kilo vermek, ruh sağlığınızı güçlendirmek istiyorsanız Prof. İbrahim Saraçoğlu&#8217;nun hazırladığı &#8216;maydanoz ve beyaz lahana kürünü&#8217; uygulayın.</p>
<p>Kökleri hariç, saplarıyla birlikte 15-20 tane taze maydanozu havanda iyice ezin, üzerine yarım limon sıkın İyice karıştırdıktan sonra sabah kahvaltısından yarım saat önce aç karnına tüketin, üzerine bir bardak su için.<br />
On beş gün ara vermeden her sabah bu kürü uygulayın.<br />
Sonra bir hafta ara verin. Bir hafta aradan sonra tekrar on beş gün aynı şekilde kürü uygulayın. Dört-beş ay sonra duruma göre bu kürü aynı şekilde tekrar edebilirsiniz.<br />
<span id="more-3446"></span><br />
Daha önce uyguladığı taze sıkılmış havuç kürü ile Alzheimer’ı yüzde 30 oranında iyileştiren, depresyona karşı ıspanak kürü öneren, prostat ve üriner sistem için brokoli kürünü tavsiye eden Prof. İbrahim Saraçoğlu, ‘gençlik’ için ‘maydanoz ve beyaz lahana kürü’ hazırladı.</p>
<p>Bitkilerin barındırdığı ve insan sağlığını etkileyen aktif maddeler üzerinde yaptığı çalışmaları uluslararası alanda kabul gören Profesör İbrahim Saraçoğlu, genç görünmek, zinde ve dinç olmak, cildinize canlılık, güzellik ve tazelik kazandırmak, vücudunuzdan toksin atmak, bağışıklık sisteminizi güçlendirerek enfeksiyonlara karşı vücudunuzun direncini artırmak, dolaşım bozukluğu yaşamadan bir miktar kilo vermek, hatta ruh sağlığınızı güçlendirmek için Tempo okurları için özel iki kür hazırladı.</p>
<p>Profesör Saraçoğlu, maydanoz ve beyaz lahananın etkilerini yazdıktan sonra biran durup düşünmek zorunda kaldığını, bu kadar çok çarpıcı özelliğin bir arada olmasının okuyucuya abartılı gelebileceğini söylüyor. Saraçoğlu, maydanoz ve beyaz lahananın özelliklerini alt alta sıraladığında bu endişesinin yersiz olduğuna inandığını da dile getiriyor.</p>
<p>Gençlik formülünün yer aldığı bu dosyada İbrahim Saraçoğlu’nun maydanoz ve beyaz lahana kürünün yanında, Avrupa Anti-Aging Derneği Başkan Yardımcısı Hasan İnsel’in daha genç kalmak için uyulması gerekli altı altın kuralı ve Amerikan Hastanesi Diyetisyeni Tuğçe Aytulu’nun, daha sağlıklı ve gençlik için gerekli besinleri içeren listesini bulabilirsiniz.</p>
<p>Ancak, önemli bir noktayı hatırlatmakta yarar var. İbrahim Saraçoğlu’nun verdiği iki kürün herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yok. Eğer, bir rahatsızlığınız var ise doktora gitmelisiniz. Haberimizde yer alan kürleri ise destekleyici ve yardımcı tedavi olarak uygulayabilirsiniz.</p>
<p>Profesör İbrahim Saraçoğlu maydanoz kürünü anlatıyor<br />
“Maydanoz yemek yetmez kürü uygulanmalı”<br />
Maydanozun, gençleştirme, cilt tazeliğinin, güzelliğinin geri kazanılmasında ve korunmasında rolü büyüktür. Maydanoz bu gücünü, içerdiği etkin maddelerin özellikle karaciğer metabolizması üzerindeki olumlu etkisinden ve tüm vücuttan yabancı kimyasal maddeleri (xenobiotica) atabilme özelliğinden alır.</p>
<p>Sağlıksız çalışan karaciğer metabolizması, cildin yavaş yavaş tazeliğini, güzelliğini ve canlılığını yitirmesine ve kişinin yorgun görünmesine, diğer organlarının olumsuz etkilenmesine neden olur. ‘Maydanoz kürü’ vücudu yabancı kimyasallardan arındırır. Böylece karaciğerin sağlıklı çalışmasında etkin rol oynayarak kişinin daha genç, daha sağlıklı, dinç ve zinde olmasında etkili olur. Maydanoz, karaciğerde bulunan glutathione-S-transferaz (GST) enziminin aktivitesini yükseltir. GST enzimi, gerek besinler yoluyla gerekse de solum yoluyla aldığımız zararlı kimyasal maddeleri zararsız hale dönüştürür.</p>
<p>Bu kürü uygulayanlar kısa zamanda çok başarılı sonuçlar alabilirler. Bunun nedeni, maydanozun insan metabolizması üzerindeki etkilerinin çok hızlı oluşmasıdır. Maydanoz, doğru şekilde uygulandığı taktirde mucize yaratan bir bitkidir. Yemeklerinizde veya salatanızda bolca maydanoz kullanmanızın bir beslenme şekli olduğunu, kesinlikle bir kür olmadığının bilinmesi gerekir.</p>
<p>Çünkü, salatanın içindeki tuz, baharat ve ekşi (limon, sirke v.b.) maydanozun etkin maddeleri ile reaksiyona girerek istenilen sonucu almamıza engel olmaktadır. Kür, her bitkinin kendine özgü ve amaca uygun olarak hazırlanması ve kullanılmasıdır.</p>
<p>Günümüzde tükettiğimiz hiç bir besin saf değil. Tükettiğimiz et, sebze ve meyveler, içtiğimiz su, soluduğumuz hava kontamine (kirli) olmuş durumdadır. Kullanılan zirai ilaçlar, hormonlar, transgen tohumlar (genleri ile oynanmış tohumlar), besinlere ilave edilen koruyucu katkı maddeleri, fabrika bacalarından ve araçların motorlarından çıkan egzoz gazları, sonuçta hep insana geri dönen kontaminasyon (kirlilik) kaynaklarını oluşturmaktadır. Kimyasalların zamanla organlardaki birikimi hem hastalıklara karşı direnci zayıflatır hem de organ şikâyetlerinin daha erken ortaya çıkmasını sağlar.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/ibrahim-saracoglundan-mucize-iksir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Maranki ile alerjiye bitkisel çözümler</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/ahmet-maranki-ile-alerjiye-bitkisel-cozumler/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/ahmet-maranki-ile-alerjiye-bitkisel-cozumler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 06:52:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dr Ahmet Maranki]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet maranki]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[alerji nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[bitkilerle tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[formüller]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[maranki]]></category>
		<category><![CDATA[otlar]]></category>
		<category><![CDATA[şifa]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3428</guid>
		<description><![CDATA[Ahmet Maranki alerjik durumlarda C vitaminin çok büyük ehemmiyete sahip olduğunu belirterek allerjik durumu olan kişilerin . Dr. Maranki alerjik belirtileri görülen kişilerin, vücut direncini azaltan yiyecekleri (örneğin; pastırma, sucuk, et ,balık, kavun, çilek) gibi gıdaların tüketimine dikkat etmeleri gerektiğini dile getirerek bunun yanında kullanılan eşyalara ve deterjan vb. kimyasallara da dikkat etmeleri gerektiğini söyledi. [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/03/maranki2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-1913" title="maranki2" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/03/maranki2.jpg" alt="maranki2" width="249" height="258" /></a></p>
<p>Ahmet Maranki alerjik durumlarda C vitaminin çok büyük ehemmiyete sahip olduğunu belirterek allerjik durumu olan kişilerin .</p>
<p>Dr. Maranki alerjik belirtileri görülen kişilerin, vücut direncini azaltan yiyecekleri (örneğin; pastırma, sucuk, et ,balık, kavun, çilek) gibi gıdaların tüketimine dikkat etmeleri gerektiğini dile getirerek bunun yanında kullanılan eşyalara ve deterjan vb. kimyasallara da dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.</p>
<p>Alerjiye karşı pratik bitkisel çözümler de yok değildir. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz;<br />
<span id="more-3428"></span><br />
<strong>Alerjisi olan kişilerin kullanacağı bitkiler;</strong></p>
<p>Isırgan, zerdeçal, yulaf ezmesi,maydanoz, sarımsak,soğan,buğday çimi,taze bezelye,soya fasulyesi,badem,fındık,muşmula,at kuyruğu ve sinirli ot gibi bitkileri tüketmeleri gerekmektedir.</p>
<p>Ayrıca alerjinin oluşma sebebine göre doktora başvurulmalıdır.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/ahmet-maranki-ile-alerjiye-bitkisel-cozumler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Maranki kolesterol kürü</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/ahmet-maranki-kolesterol-kuru/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/ahmet-maranki-kolesterol-kuru/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 19:25:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dr Ahmet Maranki]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet maranki]]></category>
		<category><![CDATA[bitkilerle tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[formüller]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[kür]]></category>
		<category><![CDATA[kürler]]></category>
		<category><![CDATA[maranki]]></category>
		<category><![CDATA[otlar]]></category>
		<category><![CDATA[şifa]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3440</guid>
		<description><![CDATA[Ahmet Maranki kolesterol için aşağıda yazdığımız bitkilerin faydalı olabileceğini söyledi.İşte o bitkiler: Soya lesitin , omega 3 yağı, üzüm çekirdeği özü, greyfurt,enginar, ananas hapları, yeşil çay, zencefil, biberiye, kuşburnu, kekik, kırmızı pul biber, sivribiber kolesterol için faydalı besinlerdir. Tereyağı, margarin, balık yağı, kaz yağı, sığır yağı, koyun iç yağı, tavuk yağı ve hindi yağı gibi [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/02/maranki.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-1715" title="maranki" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/02/maranki.jpg" alt="maranki" width="430" height="287" /></a></p>
<p>Ahmet Maranki kolesterol için aşağıda yazdığımız bitkilerin faydalı olabileceğini söyledi.İşte o bitkiler:</p>
<p>Soya lesitin , omega 3 yağı, üzüm çekirdeği özü, greyfurt,enginar, ananas hapları, yeşil çay, zencefil, biberiye, kuşburnu, kekik, kırmızı pul biber, sivribiber kolesterol için faydalı besinlerdir.</p>
<p>Tereyağı, margarin, balık yağı, kaz yağı, sığır yağı, koyun iç yağı, tavuk yağı ve hindi yağı gibi katı yağlarla, sakatat, yumurta sarısı, krema, fazla hamur işleri ve şeker,fazla tuz,kestane, ve kuru yemişler olabildiğince az tüketilmelidir.<br />
<span id="more-3440"></span><br />
<strong>Kolesterole karşı bazı ipuçları:</strong></p>
<p>1- Ayrık kökü, ardıç tohumu, zeytin yaprağı,kekik, biberiye gibi bitkiler çay gibi demlenip içilirse kolesterolün düşmesini sağlar.</p>
<p>2- Yeşil çayın kolesterol düşürücü etkisi vardır.</p>
<p>3- Bir bardak kaynar suya 1 çay kaşığı toz zencefil konularak 10 dakika demlenir ve günde 3 bardak tüketilir.</p>
<p>4- Bir bardak suya 4-10 gram zerdeçal konularak 10 dakika kaynatılır. Günde 2-3 bardak tüketilir.</p>
<p>5- Bir bardak kaynar suya 4-10 gram sarı kantaron konularak 10 dakika demlendirilir. Günde 2 bardak içilir.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/ahmet-maranki-kolesterol-kuru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Maranki ile böğürtlenin faydaları</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/ahmet-maranki-ile-bogurtlenin-faydalari/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/ahmet-maranki-ile-bogurtlenin-faydalari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 08:15:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dr Ahmet Maranki]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet maranki]]></category>
		<category><![CDATA[bahçe]]></category>
		<category><![CDATA[bitkilerin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[bitkilerle tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böğürtlen]]></category>
		<category><![CDATA[çaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Çiçekler]]></category>
		<category><![CDATA[çiçekleri]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[formüller]]></category>
		<category><![CDATA[hangi bitki]]></category>
		<category><![CDATA[hangi hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hangi ot]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[içme]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kaynatma]]></category>
		<category><![CDATA[maranki]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet öz]]></category>
		<category><![CDATA[meyvelere]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[neye yarar]]></category>
		<category><![CDATA[otlar]]></category>
		<category><![CDATA[pembe]]></category>
		<category><![CDATA[saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[şifa]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3452</guid>
		<description><![CDATA[Ahmet Maranki bitkiler ve kozmik yaşam konusunda gerçek bir duayen her önerisi verdiği her bilgi sağlıklı bir yaşam için anahtar niteliğinde. İşte böğürtlen ve faydaları: Böğürtlen orman eteklerinde, yol kenarlarında, bahçe çitlerinde kendiliğinden yetişen bir meyvedir. Dikenli gövdeleri, kışın dökülmeyen yaprakları olan bu bitkinin, yaz aylarında tek tek ya da salkım halinde açan pembe veya [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/05/bogurtlen.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2905" title="bogurtlen" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/05/bogurtlen.jpg" alt="bogurtlen" width="293" height="244" /></a></p>
<p>Ahmet Maranki bitkiler ve kozmik yaşam konusunda gerçek bir duayen her önerisi verdiği her bilgi sağlıklı bir yaşam için anahtar niteliğinde. İşte böğürtlen ve faydaları:</p>
<p>Böğürtlen orman eteklerinde, yol kenarlarında, bahçe çitlerinde kendiliğinden yetişen bir meyvedir. Dikenli gövdeleri, kışın dökülmeyen yaprakları olan bu bitkinin, yaz aylarında tek tek ya da salkım halinde açan pembe veya beyaz çiçekleri vardır. Yaz sonu ya da sonbahar başında bu çiçekler kırmızı siyahımsı karaduta benzeyen meyvelere dönüşür.<br />
<span id="more-3452"></span><br />
Birçok hastalıkta önemli bir yeri vardır. Mide, burun, hemoroid kanamalarında, hazımsızlıkta, kansızlıkta, romatizmada faydalıdır. Ayrıca böğürtlen kökü, ayrık otu köküyle beraber kaynatılıp, içilmeye devam edilirse böbrek kumlarını döker.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/ahmet-maranki-ile-bogurtlenin-faydalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İbrahim Saraçoğlu ile lahana reçetesi</title>
		<link>http://www.hediyeler.org/ibrahim-saracoglu-ile-lahana-recetesi/</link>
		<comments>http://www.hediyeler.org/ibrahim-saracoglu-ile-lahana-recetesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 07:59:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>çiğdem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[akşam]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz lahana]]></category>
		<category><![CDATA[bitkilerin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel ürler]]></category>
		<category><![CDATA[çaylar]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[hangi bitki]]></category>
		<category><![CDATA[hangi hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hangi ot]]></category>
		<category><![CDATA[içme]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanserini]]></category>
		<category><![CDATA[kaynamakta]]></category>
		<category><![CDATA[kaynatma]]></category>
		<category><![CDATA[kür]]></category>
		<category><![CDATA[lahana]]></category>
		<category><![CDATA[litre]]></category>
		<category><![CDATA[maranki]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet öz]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[neye yarar]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[reçete]]></category>
		<category><![CDATA[reçetesi]]></category>
		<category><![CDATA[saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[taze]]></category>
		<category><![CDATA[toksinlerden]]></category>
		<category><![CDATA[toplam]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hediyeler.org/?p=3442</guid>
		<description><![CDATA[Prof.Dr. İbrahim A. Saraçoğlu beyaz lahanın faydalarını saymakla bitiremiyor. Ünlü doktor bu konuda oldukca iddialı. Toksin atıcı ve vücudu arındırıcıözelliği olan lahana eğer kür halinde uygulanırsa aynı zamanda zayıflatıcı bir etki de kazanıyor. Böylece vücut hem toksinlerden arınırken hem de kişi kilo verebiliyor. Özellikle bahar aylarında uygulanması tavsiye edilen ünlü zayıflatıcı beyaz lahana kürü ise [...]<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/Beyaz-Lahana.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3331" title="Beyaz Lahana" src="http://www.hediyeler.org/wp-content/uploads/2009/06/Beyaz-Lahana.jpg" alt="Beyaz Lahana" width="200" height="156" /></a></p>
<p>Prof.Dr. İbrahim A. Saraçoğlu beyaz lahanın faydalarını saymakla bitiremiyor. Ünlü doktor bu konuda oldukca iddialı. Toksin atıcı ve vücudu arındırıcıözelliği olan lahana eğer kür halinde uygulanırsa aynı zamanda zayıflatıcı bir etki de kazanıyor. Böylece vücut hem toksinlerden arınırken hem de kişi kilo verebiliyor.</p>
<p>Özellikle bahar aylarında uygulanması tavsiye edilen ünlü zayıflatıcı beyaz lahana kürü ise şöyle uygulanıyor:<br />
Kaynar suya 7 lajana yaprağı atın, 10 dakika ağzı kapalı olarak hafif ateşte pişirin. Sabah ve akşam olmak üzere aç ve tok karına birer su bardağı için. Bu işleme toplam 5 gün devam edin. Bu kürü 5 gün uyguladıktan sonra 3 gün ara verin ve tekrar 5 gün uygulayın. Böylece 10 günlük kür tamamlanmış olur<br />
Toksin atıcı ve bağırsak kanserini önleyici bu 10 günlük kürü, 1 yıl boyunca 3 ya da 4 kez yapmak en doğrusudur. 10 günlük kür için kesinlikle ihtiyacınız olan miktarı bir defada değil, her gün taze olarak hazırlayın.<br />
<span id="more-3442"></span><br />
Kan dolaşımını düzenlemek amaçlı kullanımda 3-4 adet beyaz lahana yaprağı, kaynamakta olan yarım litre suya atılır ve hafif ateşte ağzı kapalı olarak 15 dakika pişirilir. Sabah ve akşam aç veya tok karına bir su bardağı içilir. Her 3 günde bir, 3 gün ara verilerek toplam 21 gün içilerek uygulanır. 3 aylık aradan sonra tekrar; her 3 günde bir, 3 gün ara verilerek, toplam 21 gün içilerek ikinci ve son kür tamamlanmış olur.</p>
<p><a href="http://www.hediyeler.org">hediyeler.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hediyeler.org/ibrahim-saracoglu-ile-lahana-recetesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
